|
Bilindiği gibi kıyametin ne zaman
olacağı en büyük merak konusu dur. Hem de her zaman
spekülatif beyanlar yapılır. Halbuki kıyametin saatini
Allah'tan başka kimse bilmez.
İslâm âlimleri kıyamete ait belirtileri
hadislerin ışığında her zaman incelemişlerdir, özellikle
kıyamete yakın yıllarda Deccal isimli bir münafığın ortaya
çıkarak insanları şaşırtıp, inkâra ve isyana teşvik edeceği,
buna karşılık Mehdi Hz.lerinin, inananları safında
toplayarak büyük bir mücadele vereceği hemen hemen pekçok
İslâm âlimi tarafından dile getirilmiştir. Hatta son yüzyıl
içinde kendini Mehdi ilan edenlere bile rastlanmıştır. Yine
İslâm yücelerinin kıyametle ilgili yorumlarından Deccal ve
Hz. Mehdi'nin henüz doğmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz.
Ancak şeytan ve nefisler birliğinin ser tezgâhlan 19.
yüzyıldan bu yana insanları bir anlamda Deccal'a hazırlamak
için büyük gayret içindedirler.
Deccal ve Hz. Mehdi'nin mücadelesinde
en bariz silah ilimdir. Deccal ilme akılalmaz yalanlar
katarak zihinleri şaşırtacak, hatta yaptığı gösterilerde
bilimsel kanıt arayacaktır. Hz. Mehdi de ilmin gerçek
yönüyle Deccal'ın oyununu bozacaktır.
19. asırdan beri Deccal'ın ayak sesleri
çok açık bir şekilde duyulmaktadır. Başlangıçta insanları
Allah'ı inkâr etmeye yönelik bilimsel yalanla ortaya
çıkılmıştır. Laboratuvara girmeyen bu yalanların en
etkilisi, evrim teorisi olmuştur. Bu teori yanına Marks'ı
alarak şiddetli ateist rüzgârlar estirmiş, yüzmilyonlarca
insanı imansızlığa sürüklemiştir. Fakat ilmin gerçek yüzü bu
sapkınlığı bir paçavra gibi çöpe atınca Deccal'ın öncüleri
büyük bir panik içinde yeni bilimsel yalanların peşine
düşmüşlerdir. Bunlar da peşpeşe sıralayarak Bir şeyi
unutmamak lazım gelir W, Deccal'ın ve şeytanın asıl amacı
Allah'ı inkârdan ziyade Kur'an'ı reddetme tutkusudur. Zaten
İnsanların yüce kitabımıza iman etmeleri halinde sorumluluk
sahibi olma zorunluluğu ve nefslerin bundan kaçmak istemesi
şeytana büyük avantaj sağlamaktadır.
1945'ten itibaren Allah'ı inkâr
şeytanlığı bilim dünyasında itibarını kaybedince aynı
yıllarda başlayan ve bilimsel hüviyet kazandırılmak İstenen
ufo soytarılığı gündeme gelmiştir. Koskoca evrende "Yalnız
biz mi varız? Bizden önce nice gelişmiş varlıklar vardır"
sloganıyla ortaya çıkanlar ilâhi mesajı ve Kur'an'ı inkâr
etmenin temsilcileridir. Nitekim eski Yunan'ın çok tanrılı
devrinden Mısır firavunlarına kadar birçok hadiseyi
uzaylılara bağlayarak sözü nereye getirmek istediklerini
hakiki mü'minler anlar.
Deccal henüz göreve başlamadan ilme
katılan bu yalanla birlikte genetik şifreler ve
bilgisayarlar üzerinde daha birçok yalanlar sergilenecek ve
bunlar ilim gibi gösterilecektir.
Çok önemli bir nokta ise bilimsel
yalanları yutturmak için insanın zihnine indirilen
darbelerdir. Eğer insan zihni sağlıklı olmasa onun düşünsel
bilincini bilimsel bir yalanla aldatamazsınız. Halbuki şer
kuvvetler önce insanların düşünsel bilinçlerini tahrib etme
metodlarını geliştirmişlerdir. Bu metodların en önemlileri
yanlış tutkular ve görüntülü müzikle beynin o kıymetli yeri
olan bilinci saptırmadır. İşte Deccal'ın asıl ayak sesleri
son yıllarda dev gibi büyüyen bu insan zihnini tahrip
salgınıdır. Bu operasyonun fark edilerek Mü'minlerin bu
felaketlerden kurtarılması için Fahr-i Kâinat Efendimiz
inananlardan çok şey beklemektedir.
Dünyada mevcut olan pek çok hadise
yaşamın ilk maddesi gibi en ön plana çıkartılarak zihin
bariz olarak kısırlaştırmaktadır Fanatik spor tutkusu da
bunlar arasındadır. Aslında zihinsel bilincin önü böyle
tutkularla kapatılmamalı, aksine duygusal geniş bir zemine
açık tutulmalıdır.
Şüphesiz ki, Deccal'ın ayak seslerini
çelme atarak durduracak manevi potansiyele milletçe sahibiz,
daha da sahip çıkmalıyız. Hele politikada sol ayak oyunları
ile Deccal'ın ayak seslerini hızlandırmak isteyen
potansiyele İnanç grupları halinde karşı çıkmalı, onların
yeni kuşaklan zehirlemesine mani olmalıyız. Aslında Batı'nın
teknolojisi ve samimi hıristiyan ahlakına bağlı kültürüne
karşı çıkmak yanlıştır. Ancak Batı'dan esen rüzgârlarla
gelen Deccal'in ayak seslerine karşı mutlaka direnç sahibi
olmamız lazım gelir. Şimdilik bu gerçeği fark eden RP ve
BBP'dir. Bu yüzden özellikle bu açıdan politikaya sahip
çıkmakta Deccal'in ayak seslerini reddetmek kadar önemlidir. |